ŞOK! 1 AYDA İNGİLİZCE KONUŞTURUYORUZ. NASIL MI? TIKLAYIN!

Yerli Filmler

Yeşilçam Klasikleri

Yerli Diziler


Reklamı Geç
;

bilinçli izleyici

18 Ocak 2010 23:49:32

kadın = türkan şoray
kızlar kusura bakmayın ,nasıl begeneyim sizi,, yıl 68 varmı ötesi!! :) evet! beni kim begensin !


berrin

16 Temmuz 2010 16:07:36

türkanın bütün flimlerine hayranım


meral

8 Kasım 2010 20:19:35

çok güzel bnlerce kez izlesem yine bıkmadan bir kez daha izlerim.


kemal marmara

27 Aralık 2011 17:20:50

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim elemanlarının (Nilgün Abisel, Umut Tümay Arslan, Pembe Behçetoğulları, Ali Karadoğan, Semire Ruken Öztürk, Nejat Ulusay) “Vesikalı Yarim” üzerine yazdığı “Çok Tuhaf Çok Tanıdık” adlı kitap, Türk Sineması için ilk olma özelliğini taşıyor. Sinemamızda farklı bir yeri olan “Vesikalı Yarim”i zamanındaki diğer Yeşilçam filmlerinden ayıran, ona bir büyü katan özelliği nereden kaynaklanıyor? “Çok Tuhaf Çok Tanıdık” kitabı bu soruyu yeniden düşünmemizi sağlıyor. Belki de kitabın başlığında belirtildiği gibi hem tuhaf hem de tanıdık olmasından. Tanıdık olduğu bir gerçek ama ‘tuhaf’lığı nereden geliyor? Kitabın yazarlarının da belirttiği gibi filmin ruhu ve büyüsü, yönetmeni Lütfü Ömer Akad’ın kendine özgü sinema dilinden kaynaklanır.
“Vesikalı Yarim”, sıradan ve kapalı bir hayat yaşayan manav Halil’in (İzzet Günay) bir gece arkadaşlarıyla saza gitmesiyle başlar. Halil sazda konsomatrislik yapan Sabiha’ya (Türkan Şoray) ilk bakışta vurulur. Sabiha, ona hayatındaki arzu boşluğunu hissettiren kadındır. Kokusuyla, süsüyle püsüyle evdeki karısından farklıdır. Sabiha fantezi dünyasına ait bir kadındır. Evde bekleyen karısı ise ‘görev’ dünyasına, sıkıcı ve sıradan olan gerçekliğe aittir. Evin dışındaki karanlık ve eğlenceli dış yaşama ait olan Sabiha’nın çekiciliği Halil’i büyüler. Sabiha için de Halil kaybettiği masumiyetini, belki de özlediği çocukluğuna ait temiz duyguları temsil eder. Halil’in Sabiha’nın dünyasına yabancı ‘saf’ kalmış biri olduğunu Sabiha’ya bostanından bir sepet meyve getirmesiyle anlarız. Sabiha önce onunla alay eder ama onun da aradığı böyle saf bir sevgidir. Sabiha, Halil’le olan ilişkisinde masumiyetine geri dönmek ister. Bu nedenle ona bağlanır.
“Vesikalı Yarim”in büyüsü, kelimeleri ve gerektiğinde sessizliği, bakışları çok yerli yerinde kullanmasından da gelir. Sıradan bir adamla bir fahişe arasındaki aşkı hem gerçekçi ve sade bir anlatımla hem de sinemanın soyut ve simgesel dilini başarıyla kullanarak anlatır. (Filmin sonundaki duvarın görüntülenmesi gibi.) “Vesikalı Yarim”de söylenen sözler kadar söylenmeyenler de önemlidir. Sabiha’nın arkadaşı Müjgan’dan (Ayfer Feray) Halil’in evli olduğunu duyduktan sonra bunu Halil’e söylemesini bekleriz ama o bu konuda hiçbir şey söylemez. Halil’in babası da Sabiha’yı ilk gördüğünde ona sadece, “Halil nasıl?” diye sorar. Onu suçlamaz, sadece olanlardan haberi olduğunu belirtir. Vesikalı Yarim’de karakterler söylemedikleri sözlerle ve bakışlarıyla duygularının yoğunluğunu ifade ederler. Bu sözler söylenmiş olsa, film aynı etkiyi yaratmayacaktı. Çünkü film hayatımızda var olmayanı ve ona karşı duyulan özlemi anlatır. Halil hayatındaki arzu eksikliğini Sabiha’ya duyduğu imkansız aşkla doldurmaya çalışır. Sabiha’nın Halil’e söylediği, “Çok eskiden rastlaşacaktık” sözü, Sabiha pavyona düşmeden ve Halil evlenmeden öncesine göndermede bulunur ve bir imkânsızlığı ifade eder.


Partizan

3 Ocak 2012 00:59:37

Bir yerde Sait Faik yazıyorsa altında kötü bir şey çıkma ihtimalini düşnmezsiniz. Keyifle izlenebilicek bir film.


* Lütfen yorum yazarken Türkçe imla ve yazım kurallarına dikkat ediniz.



Tüm Hakları Saklıdır. © 2012
haberler